TEMEL BİLGİLER

Başkent: Duşanbe

Yüzölçümü: 143.100 km²

Nüfus: 7.768.385 (2012)

Para birimi: Somoni

Dili: Tacikçe, (resmi kurumlarda ve iş dünyasında kısmen Rusça)

Kuruluş tarihi: 09 Eylül 1991

Eski Sovyetler Birliği’nin en güneyinde yer alan Tacikistan, doğuda Çingüneyde Afganistan, batı ve kuzeybatıda Özbekistan, kuzeyde iseKırgızistan ile komşu. Nüfusun yüzde 15'i Özbek, yüzde 1,1'i Rus ve yüzde 1,1'i Kırgız. Geri kalanını başta Kazak ve Uygur olmak üzere bir düzineden fazla farklı etnik gruptan oluşuyor.

Ülkede nüfusun neredeyse yarısı 14 yaşın altında. İşgücünün yarısından çoğu tarım alanında faaliyet gösterirken, sanayi alanında çalışanların oranı nüfusun yalnızca beşte birine denk geliyor.

Eski SSCB'nin 15 cumhuriyeti içinde kişi başına düşen gelir itibariyle en yoksul olanı ülke Tacikistan. 1992 yılında başlayarak 1997’de sona eren iç savaşın yaralarını ekonomik anlamda saramadı. Ekonomi, dışarıdan aldığı petrol ve doğalgaza bağımlı durumda. Ülkenin gayrisafi yurtiçi hasılasının (GSYİH) nerdeyse yarısı yurtdışına, özellikle Rusya’da çalışan göçmenlere dayalı.

Yoksulluk, ülkede radikal İslami hareketlerin yayılmasında etkili oldu. Tacikistan, güvenlik ve ekonomiyle ilgili sorunlarda ağırlıklı olarak Rusya’dan destek alıyor. Rusya, 2004 yılında Duşanbe’de bir askeri üs açtı ve Nurek’te eski bir uzay izleme merkezinin kontrolünü yeniden devraldı.

Ülkenin önde gelen sorunlarından biri de Afganistan sınırından yapılan uyuşturucu madde kaçakçılığı.

Tacikistan’daki etnik bölünmüşlük, ülkenin bağımsızlık tarihi boyunca sorunlar yaşamasına neden oldu. Ülke, Özbekistan ile bağımsızlıktan bu yana sürekli çekişmeler yaşıyor. Bunun nedeni ise Türkistan bölgesinde birlikte yaşayan iki ulusun Sovyetler Birliği döneminde yapay şekilde birbirinden ayrılmış olması. Tacikistan’ın kuzeyinde nüfusun önemli bir kısmını Özbekler oluşturuyor.

Etnik bölünme

Tacikistan’ın kuzeyi Özbeklere ve eski komünistlere daha yakın, köktendinci hareketlere karşıydı.

Ülkenin güneydoğusundaki Kulyab bölgesi ile güneybatıdaki Kurgan-Tube arasında uzun zamandır ekonomik rekabetin yanı sıra, kabileler arası çekişme süregeliyor.

Kulyablılar, Komünist Parti kadrolarıyla yakın ilişki içinde olmuşlar, muhafazakar İslamcı olan komşu Kurgan-Tube klanlarından uzak durmuşlardı. 1992 yazında ülkedeki siyasal kutuplaşmanın da körüklenmesiyle bu düşmanlıklar bir iç savaşa dönüşmüştü.

İslami Yeniden Doğuş Partisi

Partinin kökleri Britanya emperyalizmine karşı gelişen milliyetçi-İslamcı bir hareket olan Basmacı hareketinden geliyor.

Tacikistan'da, Sovyet döneminden itibaren başka hiçbir Sovyet cumhuriyetinde olmadığı kadar güçlü bir yasadışı İslam geleneği gelişti.

Hindistan'daki Deobandi Medresesi'nde eğitim gören Molla Muhammed Rüstemov Hindustani, 1970’te Duşanbe’de medrese kurmuş, burada eğitim gören öğrencisi Sayid Abdullah Nuri İslami Yeniden Doğuş (İYDP) hareketinin kurucusu olmuştur. Hareketin siyasallaşması ise 1990 yılını buldu.

Tacikistan için İslam propagandası yapan parti, aynı zamanda ülkenin ekonomik ve siyasi bağımsızlığı için mücadele ettiği söylemiyle hareket ediyordu.

Sovyetler Birliği’nin dağıldığı 1991 yılının Eylül ayında, Tacikistan’da Komünist Parti'nin başkanlığına Rahman Nabiyev getirildi.

Bu seçimin hemen ardından Duşanbe'de eylemler başladı, on binlerce kişinin düzenlediği eylemler İYDP tarafından desteklendi.

Bağımsız olan yeni cumhuriyet için 24 Kasım’da seçimler yapılırken, SSCB’nin resmen yıkıldığı Aralık 1991'de İYDP Tacik yetkililer tarafından resmen tanındı. 

Nabiyev yüzde 58 oy alarak başkan seçildi. Milliyetçiler ve İslamcılar tarafından desteklenen muhalefet lideri Davlat Khudonazarov ise oyların yüzde 34’ünü aldı.

Muhalefetin yüksek oy oranı, İYDP'yi tüm Orta Asya cumhuriyetlerinde yayma idealini ve yeni ayaklanmaları beraberinde getirdi. 1992’deki seçimin ardından Duşanbe'de yapılan gösteriler kanlı bir şekilde bastırılmaya çalışıldı ve bu durum şehirde büyük kaosa yol açtı. İYDP liderleri başkentin kuzeyindeki Karategin ve Tvildara vadilerinde askeri olarak mevzilenmeye başladı.

İç savaş

1992 yılında Duşanbe'de başlayan ayaklanmalar kısa sürede ülkenin bütününe yayıldı. Nisan ayında Dağlık Badahşan bölgesi özerkliğini ilan etti.

Kokand ve Kulyab'ın neo-komünist liderleri ise İYDP’nin yasaklanmasını istedi, aksi halde merkezi yönetimi bağımsızlıklarını ilan etmekle tehdit ettiler.

Kulyablı milisler, İYDP'ye destek veren Kurgan-Tube'de katliamlar yapmaya başladı. Artan şiddet karşısında ilk kez bir Orta Asya cumhuriyeti başkanı istifa etmek zorunda kaldı. 

Bu dönemde büyük bir göç hareketi yaşandı. Ekim 1992'de Kulyablılar tarafından yapılan bir darbe girişiminin ardından bu bölgenin komünist lideri İmam Ali Rahman cumhurbaşkanı oldu.

Bu durum İYDP ile uzlaşma ümitlerinin tamamen kaybolmasına neden oldu. İç savaş uzun süren bir gerilla savaşına dönüştü. İYDP militanları Karategin ve Tavildara'daki üslerinden hükümet ve Kulyab milislerine saldırılar düzenledi. Parti liderleri İranPakistan ve Afganistan'ın desteğini aldılar. Kabil hükümetinin izniyle kuzeydoğudaki Kunduz ve Talokan'da üsler kurdular. Böylece ülkedeki çatışmalar uluslararası bir hal aldı.

Afganistan'a kaçan militanlar burada eğitildi, silahlandırıldı ve Tacikistan'a geri gönderildi. Parti liderleri Pakistan, İran ve Sudi Arabistan'la iletişim halinde olup, onlardan finansal ve askeri destek gördü. Rusya ve Özbekistan Tacik hükümetini destekledi. Uçak, insan ve askeri ekipman gönderdi. 

1995 yılında ülkedeki muhalif bazı partiler İYDP önderliğinde Tacik muhalefet birliği oluşturdular.

Ne Rusya tarafından desteklenen Tacik hükümeti, ne de Afganistan, İran, Pakistan ve Suudi Arabistan tarafından desteklenen İYDP bir diğerinden daha kuvvetliydi. Bu nedenle savaşın kazananı olmayacağa benziyordu. 1996'da Kabil'de Afgan hükümeti devrilip yerine Taliban gelince bölgedeki dengeler değişti. İYDP, Taliban'ın kendi İslam ideolojisini desteklemeyeceğini düşünerek uzlaşma yoluna gitti.

BM aracılığıyla Moskova Tahran ve İslamabad'da yapılan görüşmeler sonucunda bir koalisyon hükümeti kurulmasına karar verildi. Şubat 2000'de yapılan parlamento seçimlerine 6 parti katıldı; İYDP'de bunlardan biriydi. Tacikistan Demokratik Halk Partisi yüzde 64,5 oy alarak birinci çıktı. Komünist Parti ikinci sırayı aldı. İYDP yalnızca yüzde 7,5 oy alabildi.

İç savaşın sona ermesi Tacikistan’ın içinde bulunduğu koşulları değiştirmedi. İYDP'nin içindeki radikal gruplarla hükümete bağlı bazı gruplar arasındaki çatışmalar devam etti.

1999'da Taliban'ın Afganistan'ın kuzeyini ele geçirmesiyle Tacikistan, uyuşturucu kaçakçılığının geçiş noktası haline geldi. Taliban’ın yanı sıra Müslüman Özbekistan hareketi ve Orta Asya ülkelerinde yeni ortaya çıkan pan-İslamik hareket olan Hizb-ut Tahrir de ülkedeki zayıf istikrar karşısında birer tehdit unsuru oldu.

Tacikistan’ın, bölgenin istikrarı için önemli olduğu, uluslararası toplum tarafından bu dönemde anlaşıldı. ABD, Taliban ve El Kaide lideri Usame Bin Ladin'i ortadan kaldırmak için girişimlerde bulunduğu sırada Tacikistan’ı NATO’nun güvenlik programnına dahil etti ve ülkeye 430 milyon dolar dış yardımda bulundu.

İmam Ali Rahman dönemi

Ülkede 1992’de başlayan iç savaş sebebiyle dönemin cumhurbaşkanı Rahman Nabiyev istifa etti. Nabiyev’in istifasından sonra kısa bir geçiş dönemi yaşandı. Geçiş döneminin ardından Sovyet geleneğinden gelen devlet başkanlığı makamı kaldırıldı. Daha sonra 6 Kasım 1994 tarihinde İmam Ali Rahman Tacikistan’ın ‘cumhurbaşkanı’ seçildi.

Rahman 1999 yılında ikinci kez cumhurbaşkanlığına aday oldu ve oyların yüzde 97,6’sını alarak iktidardaki yerini korudu. Daha da şaşırtıcı olan bir sonuç ise 1999 seçimlerinde, 2.886.578 kayıtlı seçmenden yüzde 98,9’u oyunu kullanmasıydı.

2003 yılından önce Tacikistan’da cumhurbaşkanı ancak iki dönem iktidarda kalabiliyordu. Ancak Cumhurbaşkanı İmam Ali Rahman, 22 Haziran 2003’te referanduma sunulan bir anayasa değişikliği ile görev süresini yedişer yıldan iki dönem daha uzatma hakkı elde etti. Bu değişiklik muhalefetin büyük tepkisine sebep oldu.

2006 seçimlerinde yeniden aday olma hakkı elde eden Rahman geçerli oyların yüzde 79,3’ünü alarak anayasa değişikliğinden sonra koltuğunu en az 2013 yılına kadar garanti altına almış oldu.

Aslında 2006 seçimleri Rahman için çok kolay geçti. Çünkü muhalefetteki İslami Yeniden Uyanış Partisi’nde seçimden birkaç ay önce vefat eden parti lider Seyyid Abdullah Nuri’den sonra yeni lideri seçme konusunda ihtilaf yaşanınca parti seçime katılmama kararı aldı. Aynı seçimde ülkenin diğer iki büyük partisi olan Demokrat Parti ve Sosyal Demokrat Parti de cumhurbaşkanlığı seçimlerini boykot etme kararı almıştı. Dolayısıyla Rahman seçimleri ezici bir çoğunlukla yeniden kazandı.

Uluslararası gözlemciler 2006 seçimlerinin serbest ve adil olmadığına ilişkin raporlar yayınladılar. 2006 seçimlerinden günümüze kadar olan dönemde ülkede Facebook ve Youtube gibi bazı internet sitelerine belli sürelerle yasaklar getirildi. Freedom House örgütünün hazırladığı rapora göre Tacikistan özgür olmayan ülkeler kategorisinde yer alıyor.

2013 seçimlerine gelindiğinde güçlerini Reformcu Güçler Birliği adı altında birleştirme kararı alan İslami Yeniden Uyanış Partisi ve Sosyal Demokrat Parti, Aynihal Babanazarova’yı cumhurbaşkanlığı için aday gösterdi. Fakat yeterli sayıda imza toplayamadığı için ülkedeki en büyük muhalefet partisi seçime katılamadı. Babanazarova’nın aradan çekilmesinden sonra Rahman’ın karşısında çok da etkisi olmayan beş küçük parti kaldı.

Ekonomi

Tacikistan topraklarının yalnızca yüzde yedilik kısmı ekilebilir alanlardan oluşuyor. Ülkede en çok üretilen ürün ise pamuk. Pamuk üretimi devlet tarafından sıkı şekilde kontrol ediliyor.

Tacikistan Ulusal Bankası’nın 2007 yılında pamuk sektöründeki yatırımcılara uygunsuz şekilde kredi verdiğinin ortaya çıkmasının ardından IMF Tacikistan programını durdurmuştu. Ekonomik reformları hayata geçirmeye çalışan ülkede çiftçilerin yaklaşık yarım milyar dolarlık borçları silindi. Reform sürecinde ülke ekonomisine IMF’nin desteği de yeniden sağlanmış durumda. 

Ülkede sanayi alanındaki üretim yalnızca aluminyum, hidroenerji ve bazı küçük fabrikalar düzeyinde devam ediyor. İç savaş ülkede hem tarım, hem de sanayi alanında üretimi çok azaltmış durumda.

Ekonomisini kalkındırmak için Tacikistan’ın en büyük umudu Rogun Barajı. Projeyle ülkenin elektrik ihtiyacının büyük ölçüde karşılanması bekleniyor. Ancak Dünya Bankası’nın da desteğine rağmen 2012’de bitirilmesi planlanan inşaat hâlâ sürüyor.

Projenin bir türlü tamamlanamamasının sebebi yalnızca ekonomik sıkıntılar değil. Tacikistan’ın komşusu Özbekistan projeye karşı çıkıyor. Özbekistan, topraklarının büyük kısmını barajın üzerine kurulacağı ırmakla suluyor ve bundan dolayı Tacikistan hükümetinin baraj için öngördüğü 335 metre yüksekliğin bölgede su sorunu yaşanmasına ve ekolojik felakete yol açacağını iddia ediyor. Rusya da, Özbekistan’ın itirazından sonra ortağı olduğu projeden çekildiğini açıklamıştı. Özbekistan’ın tahminine göre barajın tamamlanmasının ardından Özbek ekonomisi ilk beş yılda 18 milyar doların üzerinde zarar edecek.

Tacikistan ekonomisinde Rus yardımlarının etkisi azımsanamayacak derecede. Halihazırda Rusya’da 1 milyon Tacik vatandaşı çalışıyor. Bunun dışında Rusya’nın Duşanbe Büyükelçiliği’nin açıkladığı rakamlara göre, Rusya, 2008 - 2013 yılları arasında Tacikistan’a Avrasya Ekonomik Topluluğu aracılığıyla 63 milyon dolar, Birleşmiş Milletler Çocuk Fonu ile 1 milyon dolar, Dünya Gıda Örgütü aracılığıyla 2010, 2011 ve 2012 yıllarında 5,5 milyon, 6 milyon ve 7 milyon dolar yardımda bulundu.

Ülkede gıda ve petrol fiyatları 2011 yılında, 2002’den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Bu durum Özbekistan’ın, tren yolu geçişlerindeki tarifelerin arttırmasından da kaynaklanıyor, zira Tacikistan gıdasının yüzde 60’ını ihraç ediyor ve bunun yüzde 90’ını demiryoluyla yapıyor.